ÇUBUK İLÇESİ

Ankara’nın kuzeyinde yer alan Çubuk ilçe merkezi, Ankara şehir merkezine 39 km. uzaklıktadır. Doğusunda Kalecik, güneydoğusunda Akyurt, güneyinde Keçiören, batısında Kızılcahamam ve Kazan ilçeleri, kuzeyinde Çankırı ili bulunmaktadır. Yüzölçümü 1223 km2.dir. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre nüfusu 75.119’dur.

Kuzeyde Köroğlu Dağları’nın devamı durumundaki Aydos Dağı, batıda Karyağdı-Mire, Şorba, Kavak, Hodulca Dağları ile doğuda İdris Dağı ve Karbasan Dağları ile çevrilidir. Bu dağların en yüksek noktası takriben 2.000 metreyi bulmaktadır. Çubuk Ovası, Ova Çayı vadisi ve Terme Çayı vadisi ilçenin hudutları dahilindedir. Çubuk Çayı, Terme Çayı ve Koca dere su kaynaklarını ilçe dere yataklarından sağlar.

Tarihi seyir içerisinde, günümüz ilçe hudutları dahilinde Galat, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmentli, İlhanlı, Germiyanoğlu, Eratna, İsfendiyaroğlu ve Osmanlı hakimiyetleri görülür. Tarihi “Kral Yolu”nun bir koluda ilçe sınırları içerisinden geçmektedir.

Akkuzulu Köyü “Karahöyük” ve “Akkuzulu Tümülüsü”, Tahtayazı Köyü “Kaletepe-I ve Kaletepe-II Höyük”leri, “Asartepe”, Dağkalafat Köyü “Kale”, Sünlü Beldesi “Kale”, Eski Çöte “Kaletepe”, Bodurlar “Keçi Kale” ve “Acin Kayası”, Yukarı Çavundur Beldesi “Höyük”, Meşeli köyü “Karataş” ve Kekniz mağaraları, Yazlıca köyü “Manastır Höyük” gibi antik yerleşmeler bulunmaktadır.

Kuyumcu, Kızılca, Melikşah, Taşpınar, Akbayır, Ağılcık, Aşağı Çavundur, Camili, Çitköy, Kapaklı, Karataş, Kuruçay, Mutlu, Ovacık, Sele, Taşpınar, Tuğlaköy, Yenice, Yeşilkent, Yiğitli, Güldarbı, Yılmaz, Çatköy ve Emirler köylerinde de antik malzeme bulunmaktadır.

1073 yılından itibaren Ankara ve civarına başlayan Müslüman Oğuz Türkmen akınları sayesinde kısa sürede iskan faaliyetleri başlamış ve köyler kurulmuştur. Ankara şehir merkezinden önce civar köylere yerleşerek zaviyeler kuran “gazi”, “şeyh, “baba”, “ahi” ve “dede” ünvanlı lider şahsiyetler Türkmen boylarını yerleşik düzene geçirerek, “viran”, “ören” ve “ıssız” yerleri yeniden şenlendirir. Oğuz boylarının en fazla iskan edildiği bölge Çubuk ve civarıdır. Anadolu Selçukluları döneminde bu bölgenin idari merkezi, “ulu bir subaşılık” olan Balıkhisar köyüdür. “Çubuk” kelimesi, Türklerde erkek ismi, aşiret ismi ve yer adı olarak kullanılmıştır. Kanaatimizce “Çubuk” bir Türkmen beyinin adıdır.

1402 yılında Çubuk Ovası’nda Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid Han ile Timur Han arasında “Ankara Savaşı” olur. Her iki orduda Müslüman ve Türktür. Savaş Yıldırım Han’ın mağlübiyeti ile sonuçlanır. Osmanlı dönemine ait ilk belge ise Fatih Sultan Mehmed Han zamanında yazılan 1463 tarihli “Ankara Sancağı Tahrir Defteri”dir. Bu tahrir defterinde günümüzde ilçe merkezinin bulunduğu yerde “Çubukbazarı” köyü vardır. Günümüzdeki Çubuk kazasının idari ve mülki sınırları içerisinde bulunan bölge, 1463 yılı kayıtlarında iki ayrı idari birimden meydana gelir. “Taallükatt-ı Çubuk” ve “Taallükat-ı Binari İli”. Çubukbazarı köyü’de Binari ili içinde yer alır. Bu tarihte nüfusu kalabalık olan köyler Balıkhisar (Akyurt), Cücük, Kafirsarayı (Keçiören-Saray Beldesi), Ulu Sirkeli (Sirkeli Beldesi), Dodurga (Orta-Çankırı), Başsemer (Kızılcahamam), Kargasemer (Çankırı-Orta) ve Taşpınar’dır. “Binari ili” ve “İskender Bey Memleketi” olarakda anılan bu bölge “Ulu Bey”in ilk hakimiyet kurduğu sahadır. 1463 yılında, Çubuk ve Binari ili’nde 118 köy ve mezrea olup, bu yerleşmelerde toplam 2.813 hane mevcuttur (Takriben 14.000 kişi).

1523 yılında ise Ankara sancağına bağlı “kaza-i Çubuk” ibaresi yer alır. 1530 yılında ise Çubuk kazasında 248 köy, 40 mezrea, 7 yayla bulunmakta ve toplam 3.425 hane (Takriben 17.125 kişi)dir. 1571 yılında 216 köy, 60 mezrea ve toplam 8.467 hane (Takriben 42.335 kişi)dir.

1648 yılının kış ayında Hüseyin Gazi tekkesini ve menzilini ziyaret ettikten sonra “Çubukovası”nı gezen Evliya Çelebi, Çubuk için: “azim bazarı durur yüz elli akça kazadır. Ve yedi nahiye ve yetmiş pare köydür ve subaşılıktır” ifadesini kullanmıştır.

1844-1845 yılında Çubuk kazasında 78 köy ve toplam 1.686 hane bulunmaktadır. 1872 yılında kazanın kaymakamı Musa Kazım Efendi’dir. 1882 yılında da Çubuk’da Belediye teşkilatı kurulduğu ve Belediye Reisi’nin İbrahim Ağa olduğu salnamelerden anlaşılmaktadır. 1902 yılına gelindiğinde “Çubukabad” kazasının Ankara merkez kazaya bağlı bir nahiye olduğu görülür. 28 Kasım 1920 tarihinde Çubuk yeniden Ankara’ya bağlı kaza durumuna gelir ve Ravlı (Akyurt), Sirkeli bucak merkezi olur. Günümüzde ise Sirkeli bucak merkezi ve belde, Esenboğa, Yukarı Çavudur’da belde olmuştur.

Çubuk Osmanlı döneminde önemli bir kaza merkezi olmuş, Anadolu’yu İslamlaştıran “gazi” ve “derviş”lerin, “ahi”lerin zaviyelerinin kurulduğu; “Haremeyn” vakıflarına gelir getiren verimli topraklara sahip; “alaybeyi”, “miralay”, “subaşı”, “kadı”, “müderris” ve “hatip” yetiştiren ilmi potansiyele sahip; cephelere “redif” ve asker göderen “gazi ruhlu” bir “diyar”dır.

Ulu Bey, Binari Bey, İskender Bey, Ali Bey gibi tarihi şahsiyetler; Ahi Durak, Gül Baba, Elvan Şeyh, Kalender Baba, Şeyh İvaz, Şeyh Ulvan, Siyami Baba, Hamdi Sultan, Şeyh Rahman, Şeyh Otamış gibi manevi şahsiyetler yetişmiştir.

Günümüzde Ankara’nın sanayi bölgesi haline gelen Çubuk’ta ülkemizin büyük sanayi kuruluşlarının da aralarında bulunduğu 80 civarında fabrika vardır. Ankara’ya yakın olması ve büyük sanayi kuruluşlarının bu yörede olması nedeniyle hızlı bir nüfus artışına sahne olan ilçede modern mezbaha tesisleri kurulmuştur. Ankara’nın günlük et ihtiyacının büyük bir bölümü buradan sağlanmaktadır.

Ziyaretçilerimiz:

ankara çubuk, ankara çubuk ilçesi, ÇUBUK, çubuk hakkında bilgi, çubuk ilçesi, ankara çubuk hakkında bilgi, çubuk ankara, ankara cubuk, çubuk İLÇESİ HAKKINDA BİLGİ, ankara çubuk resimleri

Arama Terimleri

 

2 yorum

  1. esra diyor ki:

    ben zaten çubuk ta yaşıyorum gayette memmnunum:)

Sizin düşünceniz?