Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Genel Haberler » Deprem beklenen yerler

Haiti’de yaşanan yıkıcı deprem ve neden olduğu korkutucu boyuttaki ölümler birçoklarını hazırlıksız yakaladı. Ancak Haiti dışında dünyanın birçok yerinde riskli sismik noktalar bulunuyor. Bilim insanları, Haiti’nin ardından bir diğer büyük depreme neden olabilecek beş fay hattını belirledi.

ABD, Aşağı Mississippi delta bölgesi
Fay hattı: Yeni Madrid Son yaşanan büyük deprem: 1812 Endişe verici nedenler: Yeni Madrid fay hattı boyunca 19’uncu yüzyılın başlarında yaşanan bir dizi deprem, Illinois, Missouri, Arkansas, Kentucky, Tennessee ve Mississippi eyaletlerini etkiledi. Sarsıntılar Mississippi Nehri’nin ters yönde akmasına neden oldu. Boston’a kadar birçok kentin alarm durumuna geçti. Yeni Madrid fay hattının yarattığı depremler, 1906’daki ünlü San Francisco depreminin etkilediği alanın üç katı kadar olan bir bölgeyi sarsmayı başardı.
Bundan iki yüzyıl önce, depremlerin riske attığı nüfus oldukça azdı. Bugün St. Louis ve Memphis gibi büyük şehirler ABD’nin en tehlikeli fay hattının yer aldığı bölgede bulunuyor. Federal Acil Durum Yönetim Kurumu (FEMA), 2008 yılında Yeni Madrid fay hattındaki büyük bir depremin California ve Pasifik Kuzeybatı bölgelerine oranla daha depreme daha hazırlıksız olduğu için, yaşanacağı bölgede ABD tarihinin “bir doğal afetten dolayı yaşanan en büyük ekonomik kaybına” neden olabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye
Daha korkutucu olan şey, bilim insanlarının beklenen depremin İzmit’in biraz batısında ve 12 milyon insanın yaşadığı İstanbul’un doğrudan güneyinde yaşanma ihtimalinden söz etmeleri. Elde edilen sismik çoğalmalar, tek ve çok büyük bir deprem yerine daha küçüklerinin yaşanacağını öne sürüyor. Ancak bu dünyanın en eski ve tarihi kentlerinden birinde yaşayanlar için yeterince teskin edici değil.

Avustralya
ay hattı: Pasifik Okyanusu, Filipinler ve Avrasya tabakalarının arası Son büyük deprem: Newcastle, 1989 Endişe verici nedenler: Listedeki diğer ülkelerin aksine, Avustralya iki tektonik tabakanın arasında uzanan bir fay hattı boyunca uzanmıyor. Avustralya’nın sismik aktivitesi, kıtanın kendisinden uzakta olan tabakaların yarattığı baskıdan kaynaklanıyor. Bu da Avustralya’nın herhangi bir bölgesinin tehlike altında olduğunu ve yaşanabilecek depremleri tahmin etmenin çok zor olduğu anlamına geliyor.

Nepal
Fay hattı: Himalaya basınç cephesi, Ana sınır cephesi, Ana merkezi cephe Son büyük deprem: 1988, Nepal-Hindistan sınır bölgesi Endişe verici nedenler: Himalaya bölgesinin hemen güneyinde, Everest’in sadece 240 km güneybatısında bulunan Nepal’in başkenti Katmandu, tam olarak Hindistan ve Avrasya tektonik plakalarının sınırında bulunuyor. Son yıllarda bölgede büyük depremler yaşanmamasına rağmen, jeologlar Himalayaların etrafındaki sayısız fay hattının Nepal’in başkentini büyük bir deprem riskine soktuğunu belirtti.
Daha da kötüsü, yeterince sağlam olmayan yapılara sahip olan Katmandu hızla büyüyen bir şehir nüfusuna sahip. Yakın geçmişte deprem yaşanmamış olması da başka bir endişe kaynağı çünkü, depremler arasındaki zaman ne kadar uzun ise, yaşanması beklenen depremin şiddetinin o kadar büyük olacağı düşünülüyor. Tıpkı Haiti gibi, Nepal de yakın geçmişte patlak veren politik karışıklığın içinde. 2006’da sona eren ve 10 yıl süren iç savaşın ardından politik istikrarın ve ekonomik gelişmelerin çok az olması, ülkeyi olası bir deprem tehdidine karşı daha da hazırlıksız kılıyor.

Japonya
Fay hattı: Median Tektonik, Itoigawa-Shizuoka Tektonik, Tanakura Tektonik Son büyük deprem: Büyük Hanshin-Awaji 1995 Endişe verici nedenler: Japonya, 1995 yılında yaşanan ve 6 bin 400 insanın ölümüne neden olan Büyük Hanshin-Awajii depremi gibi yıkıcı olayların yaşandığı bir deprem bölgesi. Depremlerle büyük bir tecrübesi bulunan Japonya depreme hazırlık ve dayanıklı altyapı bakımından ciddi bir atılım gösterdi. Ancak bu durum güvenlik açısından bir zaaf yaratmamalı.
Japonya’nın nüfus yoğunluğu fazla olan şehirleri büyük risk altında. Tokyo veya Kyoto gibi büyük şehirleri doğrudan vuracak büyük bir deprem 60 bin civarında insanın hayatını kaybedebileceğini gösteriyor. 1923 yılında yaşanan Büyük Kanto Depremi tam 100 bin insanın hayatına mal olmuştu. Dahası, kıyı bölgesinde yaşanabilecek depremler Japonya’yı tsunamilere karşı savunmasız bırakabilir. Bir diğer sorun, Kashiwazaki nükleer tesisinde oluşan sızıntı örneğindeki gibi Japonya’nın nükleer gücünün büyük bir risk oluşturabilecek olabilmesi.

Leave a Reply

You must be Logged in to post comment.

© 2010 Ankara, Ankara Haber, Ankara Rehber, Ankara Şehir gündemi · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress