30 Ağustos zafer bayramı 88. yıldönümü
Ağustos 30, 2010 by admin
Filed under Genel Haberler
30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyoruz
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 88′inci yıldönümü ve Zafer Haftası, tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanları ile bazı generaller, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla dün Devlet Mezarlığı’nı ziyaret etti.
Orgeneral Koşaner ile beraberindekiler, Devlet Mezarlığı’nda milli mücadelede görev almış komutanların isimlerinin yazılı olduğu “Anısal Duvar”a çelenk koydu, saygı duruşunda bulundu. Orgeneral Koşaner, Devlet Mezarlığı Şeref Defteri’ne şunları yazdı:
“Ebediyete intikal etmiş değerli devlet büyüklerimiz, İstiklal Savaşı’nın kahraman komutanları ve aziz şehitlerimiz, ulusumuzun hür ve bağımsız yaşama kararlılığını tüm dünyaya göstererek vatan uğruna giriştiğimiz sayısız mücadeleler, eşsiz fedakarlıklar ve kahramanlıklarla bugünlere getirerek bize emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti, sizlerden aldığımız güç ve ilhamla sonsuza kadar var olmaya devam edecektir. Bıraktığınız bu kutsal emanetin korunması ve ilelebet yaşatılması için TSK’nın her türlü tehdide karşı kararlı mücadelesini geçmişte olduğu gibi bugün de büyük bir azimle, inançla sürdüreceğinden emin olunuz. Huzur içinde yatın, ruhlarınız şad olsun.”
KARANFİL BIRAKTILAR
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile beraberindeki komutan ve generaller milli mücadelede görev almış komutanların kabirlerine de karanfil bıraktı.
ZAFER DOĞUŞU
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 88′inci yıldönümünde Zafer Haftası kutlamaları sürerken, bu zaferlere sahne olan Afyonkarahisar’da dolunay, Ata’yla aynı karede buluştu.
Dolunay önceki gece zaferin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz emrini verdiği Kocatepe’deki silueti ile ay yıldızlı bayrakların arasından yükselmeye başladı. Ata’nın Büyük Taarruz Şehitliği’ndeki heykelinin önünde, onu aydınlatırcasına yükselen dolunayla, şehitlikte dalgalanan al bayrakların görüntüsü, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.
LİDERLERDEN KUTLAMA
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Türkiye’nin yolunun daima açık ve parlak olacağını vurgularken, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türk milletinin, şehit ve gazilerin armağanı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar yaşatacağı vurgusunu yaptı. Başbakan Erdoğan ise, cumhuriyeti koruyup, muasır medeniyetler seviyesine taşıyacaklarını söyledi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu mesajında, “30 Ağustos Zafer Bayramı tam bağımsızlıktır, toprak bütünlüğüdür, birliktir, kardeşliktir” dedi.
- Başbakan Tayyip Erdoğan: Kahraman ordumuzun cesaret ve fedakarlığının, tarih sahnesinden silinmek istenen milletimizin varoluş mücadelesinin en güzel örneklerinden biri de 30 Ağustos Zaferi’dir. Milletimizin ortaya koyduğu bu yüksek ruh ve şuur her zaman canlı kalacak, yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bizler de, imkansızlıklar içerisinde büyük fedakarlıklarla kazanılan bu zaferin verdiği güç ve cesaretle, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi koruyacak, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşıma hedefimizi mutlaka gerçekleştireceğiz. Ne mutlu bizlere ki, bugün bu hedefimize her zamankinden çok daha yakınız.
- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlığını, özgürlünü dil, din, ırk ve inanç farklılığını yapmadan omuz omuza vererek kazandı. Sevr’i bu anlayışla parçalayıp tarihin çöplüğüne attı.
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Büyük Taaruz’la birlikte defnedilen işgalci veistilacı mihrkların rezil amaçları, bugün iç iç ve dış tesirlerin bir araya getirilmesiyle tekrar dirilmiş ve yoğun şekilde faaliyete geçmiştir. Herkes bilmelidir ki dün Kocatepe’deki milli heyacanın ve şuurun aynısı bugün Türkiye sevdalılarının düşünce ve davranışlarında fazlasıyla bulunmaktadır.
30 AĞUSTOS ZAFERİ VE ÖNEMİ
“25 Ağustos 1922 akşamı Başkomutan, Afyonkarahisar’ın 20 km kadar güneyinde Şuhut kasabasında, bir köy evinin üst katında kurulmuş sofrada, bir petrol lâmbasının sönük ışığı altında, akşam yemeğini yemektedir; taarruz ertesi sabah başlayacaktır.
Yaver Muzaffer Bey, kendisine topçu cephane miktarı hakkında bilgi veriyor. Buna göre taarruzdan önce yapılacak toplu ve sürekli topçu ateşi, ancak üç dört saat devam ettirilecektir.
Gazi Mustafa Kemal yemeğini bitirdikten sonra, iki tarafın arazi üzerindeki durumlarını gösteren haritayı istiyor; genel durumu bir kere daha inceliyor. Yaverine Döğer mevkii ile Dumlupınar arasındaki mesafeyi ölçtürüyor. Elindeki kalemle bu noktaya birkaç kere vuruyor; ağzından şu cümleler dökülüyor:
-Döğer, döğer; fakat döğemeyeceklerdir. Buradaki kuvvetleri hareketsiz kalmaya mahkûmdur.
Ayağa kalkıyor, Muzaffer Beye:
- Hadi haritaları topla, hareket ediyoruz diyor.
Gece yarısı olmuştur; Başkomutan, şimdi Kocatepe’nin eteklerindeki çadırlı ordugâhta, konik bir çadırdadır; gecenin koyu sessizliği içinde, yalnız ordugâhın önünden akan küçük bir dereden hafif su şırıltıları duyuluyor… Başkomutan, bir ara çadıra giren yaverine:
-Hazır mısınız? diye soruyor.
Olumlu cevap alınca doğruluyor, henüz bozulmamış olan portatif karyolasının üzerinden tabanca kemerini alıp kuşanıyor. Her günkü gibi tıraş olmuştur; eldivenleri elindedir, çadırdan çıkıyor… Ortalık zifirî karanlık… Petrol ve mum fenerlerinin titrek ışıkları altında Kocatepe’ye doğru çıkmaya başlıyor; öne doğru fazla eğilerek yürüyor. Arazi, arızalı olduğu için ağır ağır ilerliyor… Nihayet tepeye çıkmıştır; bütün karanlıkları delen gözleriyle ileriye bakıyor:
-Allah, Türk milletini ve ordusunu koruyacaktır! diye mırıldanıyor.
26 Ağustos 1922… Sabahın ilk ışıkları görünmüştür; Başkomutan tarassut (gözetleme) dürbününün başında, düşman tahkimatını seyrederken topçularımız ateşe başlıyor… Bu ateş, tahkimatı yer yer havaya uçurmaktadır… Fakat bir taraftan da tonlarca cephane su gibi akıp gitmektedir… Endişeye kapılanlar oluyor; bunu Başkomutan’a da söylüyorlar. O, büyük bir soğukkanlılıkla:
-Tek mermi kalıncaya kadar ateşe devam edilecektir, emrini veriyor ve ekliyor: “Cephane ikmalini düşmandan yapacağız.”
Akşam olmak üzeredir… Dâhi komutan etrafına bakarak:
-Yarın öğleden sonra Afyon’da olacağız diyor.
O anda herkes şüphe ve tereddütle birbirinin yüzüne bakıyor; fakat ertesi gün, yani 27 Ağustos günü öğleden sonra hep beraber Afyon’dadırlar.
28 ve 29 Ağustos günleri verilen emirlere göre, düşman kovalanmakta ve sıkıştırılmaktadır. Başkomutan da evvelce tasarladığı yerde, düşmana son darbeyi vurmak için hazırlanmaktadır.
Nihayet 30 Ağustos… Başkomutan otomobiline biniyor. Şimdi Zafertepe diye anılan yere doğru inme emrini veriyor. Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa:
-Paşam ateş hattına iniyorsunuz diyor.
Cevap veriyor:
-Siz burada kalınız!
Yoluna devam ediyor. Düşmanın top ateşi altında bulunan bir yere geliyor; oradan dürbünle düşmanın asıl kuvvetlerinin bulunduğu yerlere doğru ilerlemekte olan piyade birliklerimizin hareketini takip ediyor.
Birdenbire, “Allah, Allah!..” sesleri yükseliyor. Askerlerimizin süngüleri batmak üzere bulunan güneşin kızıl ışıkları altında alev alev yanmaktadır; ölümü hiçe sayan kahramanlarımız, düşmanın üzerine ateşten bir çığ gibi iniyor.
O anda Büyük Komutan, elindeki sigarayı atıyor; ayağa kalkıyor. Siper içinde dimdik duruyor; bu, çok sevdiği, üzerlerine titrediği askerlerine karşı bir saygı duruşudur; gözleri nemlenmiştir. Eliyle muharebe alanını göstererek bağırıyor:
-Hacı Anesti, mağrur kumandan! Neredesin, gel de ordularını kurtar! (1)
Ertesi gün sabahın erken saatlerinde muharebe alanını dolaşıyor. Manzara çok hazindir; binlerce düşman cesedi… Birbirinin üzerine yıkılmış yüzlerce topçu hayvanı… Terk edilmiş toplar; cephaneler…
Asil ruhlu Büyük İnsan, üzüntü duyuyor:
-Bu manzara insanlığı utandırabilir, fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler diyor.
Biraz ileride topların arasında yerde bir Yunan bayrağı görüyor; eliyle işaret ederek emrediyor:
-Bir milletin istiklâl alâmetidir (sembolüdür). Düşmanın da olsa ona hürmet etmek lâzımdır. Bayrağı yerden kaldırıp topun üzerine koyunuz.(2)
30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini BüyükZafer’in ikinci yıl dönümünde (30Ağustos 1924) Dumlupınar’ın Çal tepesinde yapılan törende Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz:
“… Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetin temeli burada tarsin olundu (kuvvetlendirildi), hayatıebediyesi (ebedî hayatı) burada tetviç olundu (taçlandırıldı). Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden (uçan) şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır.” (3)
(1) Türklerin taarruz etmeyeceklerine inanmış olan Yunan Başkomutanı Hacı Anesti, izinli olarak geldiği İzmir’de gazetecilere: “Karşımda Mustafa Kemal diye birini göremedim.” demiştir.
(2) Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Cilt:I, Yapı Kredi Bankası Yayınları, İstanbul, 1973, s. 134-136.
(3) Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Tarihî Nuktu, Cumhuriyet Gazetesi Yayını, İstanbul, 1924, ss. 10,12:14; Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Sonbahar Seyahatleri, Matbuat Müdiriyeti Umumiyesi Yayını, İstanbul, 1925, s. 37:39.
Atanan komutanlar
Ağustos 9, 2010 by admin
Filed under Ankara Haberleri
Orgeneral İlker Başbuğ ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile Çankaya Köşkü’ndeki makamında görüşen Cumhurbaşkanı Gül, atama krizine son noktayı koydu. İşte atanan o komutanlar:
Işık Koşaner
Genelkurmay Başkanlığı’na atanan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. Genelkurmay Başkanı olarak görev yapacak. Orgeneral Koşaner, bu görevi 3 yıl sürdürecek.
ORGENERAL IŞIK KOŞANER’İN ÖZGEÇMİŞİ
Orgeneral Işık Koşaner 1945 yılında İzmir’de doğdu. 1965 yılında Kara Harp Okulundan, 1966 yılında Piyade Okulundan mezun oldu. 1976 yılına kadar Kara Kuvvetlerine bağlı çeşitli birliklerde; Takım ve Bölük Komutanlığı, Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında öğretmenlik, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Komando Tugayında Takım Komutanlığı ve Tabur Karargâh Subaylığı, Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığında Özel Tim Komutanlığı yaptı.
Orgeneral Koşaner, 1978 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu, ardından kurmay subay olarak; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığında Karargâh Subaylığı’nda bulundu. NATO Savunma Kolejini bitirdikten sonra İtalya / Napoli’deki Güney Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığında Karargâh Subaylığı, 3’üncü Ordu Lojistik Başkanlığında Plan Koordinasyon Şube Müdürlüğü yaptı. Londra’da Savunma İncelemeleri Kraliyet Kolejini bitiren Orgeneal Koşaner, Genelkurmay Strateji ve Kuvvet Plan Daire Başkanlığında Strateji Şube Müdürlüğü, 8’inci Piyade Tümeni 131’inci Piyade Alay Komutanlığı, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığında Kurmay Başkanlığı görevlerini yürüttü.
1992 Yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Orgeneral Işık Koşaner bu rütbede; Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Plan Daire Başkanlığı ile 1’inci Komando Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu.
Orgeneral Işık Koşaner, 1996 yılında Tümgeneralliğe terfi etti, Tümgeneral rütbesi ile Kara Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüttü.
2000 yılında Korgeneralliğe terfi ederek sırasıyla; Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulundu.
2004 yılında Orgeneralliğe terfi eden Işık Koşaner; 2004-2005 yılları arasında Ege Ordusu Komutanlığı, 2005-2006 yılları arasında Genelkurmay II nci Başkanlığı, 2006-2008 yılları arasında Jandarma Genel Komutanlığı görevlerinde bulundu, 2008 yılı atamaları ile Kara Kuvvetleri Komutanlığına atandı.
Erdal Ceylanoğlu
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, atama kararnamesini imzaladı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na, Orgeneral Erdal Ceylanoğlu atandı.
Orgeneral Erdal Ceylanoğlu’nun özgeçmişi şöyle:
“Ceylanoğlu, 1945 yılında Kayseri’de doğdu. 1966 yılında Kara Harp Okulundan, 1967 yılında Piyade Okulundan mezun oldu.
1974 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde takım komutanlığı yapan korgeneral Ceylanoğlu, 1976 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu; ardından Kurmay Subay olarak Kara Harp Okulunda bölük komutanlığı, Kara Harp Akademisinde öğretim üyeliği, 4′üncü Zırhlı Tugay Kurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanı Özel Sekreterliği ve Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü.
1992 yılında tuğgeneralliğe terfi eden Ceylanoğlu, tuğgeneral rütbesi ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Okullar Daire Başkanlığı ve 39′uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu. 1996 yılında tümgeneralliğe terfi eden Erdal Ceylanoğlu, tümgeneral rütbesi ile Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Komutan Yardımcılığı ile Kurmay Başkanlığı ve Milli Güvenlik Akademisi Komutanlığı görevlerini yürüttü.
2002 yılında korgeneralliğe terfi eden Ceylanoğlu, korgeneral rütbesi ile Jandarma Asayiş Komutanlığı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 2007 tarihinden geçerli olarak orgeneralliğe terfi eden Ceylanoğlu, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı görevine atandı.
Şule Ceylanoğlu ile evli olan Orgeneral Erdal Ceylanoğlu’nun iki çocuğu var. Ceylanoğlu, İngilizce biliyor.”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzaladığı atama kararnamesine göre, Jandarma Genel Komutanlığı’na Orgeneral Necdet Özel atandı.
Orgeneral Özel’in özgeçmişi şöyle:
“Özel, 1950 yılında Ankara’da doğdu. 1969 yılında Kara Harp Okulundan, 1970 yılında Piyade Okulundan mezun oldu.
1978 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde takım ve bölük komutanlığı yapan Özel, 1980 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu, ardından kurmay subay olarak Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Harekat ve Eğitim Şube Plan ve Harekat Subaylığı, Kara Kuvvetleri Genel Sekreterliği İşlem ve Koordinasyon Şube Müdürlüğü, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde Proje Subaylığı, Kara Kuvvetleri Genel Sekreterliği, Kara Harp Okulu Kurmay Başkanlığı ve 9. Piyade Tümen 17. Piyade Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü.
1995 yılında tuğgeneralliğe terfi eden Özel, 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Eğitim Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı İç Güvenlik Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu.
Özel, 1999 yılında tümgeneralliğe terfi etti ve 39. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı ve Kara Harp Akademisi Komutanlığı görevlerini yürüttü. 2003 yılında korgeneralliğe terfi eden Özel, 7. Kolordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 2007 tarihinden geçerli olarak orgeneralliğe terfi eden Özel, Ege Ordusu Komutanlığı görevine atandı.
Evli ve bir çocuk babası olan Özel, İngilizce biliyor
Hayri Kıvrıkoğlu
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzaladığı atama kararnamesine göre, Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, 1. Ordu Komutanlığı’na atandı.
Kıvrıkoğlu’nun özgeçmişi şöyle:
“Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu 1948 yılında Konya’da doğdu. 1969 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1970 yılında İstihkam Okulu’ndan mezun oldu.
1977 yılına kadar Kara Kuvvetleri’ne bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Korgeneral Kıvrıkoğlu, 1979 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun oldu. Ardından Kurmay Subay olarak; 3’üncü Ordu Komutanlığı’nda Karargâh Subaylığı, 8’inci Kolordu Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli İl Sıkıyönetim Komutan Yardımcılığı Emrinde Karargâh Subaylığı, NATO Güneydoğu Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire İstihbarat Şube Karargâh Subaylığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Özel İstihbarat Başkanlığı Dış İstihbarat Şube Müdürlüğü, 66’ncı Zırhlı Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Belçika/Mons’da Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhı’nda Harekât Başkanlığı Tatbikat ve Değerlendirme Şube İrtibat Kısım Amirliği ve Silah Kontrol Şube Müdürlüğü ile 4’üncü Kolordu 229’uncu Motorlu Piyade Alay Muharebe Grup Komutanlığı görevlerini yürüttü.
1996 yılında Tuğgeneralliğe terfi etti. Tuğgeneral rütbesi ile 3’üncü Ordu Komutanlığı Harekât Kurmay Yarbaşkanlığı ve 8’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu. 2000 yılında Tümgeneralliğe terfi etti. Tümgeneral rütbesi ile 3’üncü Mekanize Piyade Taktik Tümen Komutanlığı ve Belçika Mons’da Millî Askerî Temsil Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü. 2004 yılında Korgeneralliğe terfi etti. Korgeneral rütbesi İle 9’uncu Kolordu Komutanlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra, 30 Ağustos 2008 tarihinden geçerli olarak Orgeneralliğe terfi etti.
Asiye Hale Kıvrıkoğlu ile evli olan Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor.”
Bilgin Balanlı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzaladığı atama kararnamesine göre, Harp Akademileri Komutanlığı’na, Orgeneral Bilgin Balanlı atandı.
Orgeneral Balanlı’nın özgeçmişi şöyle:
“Hava Pilot Orgeneral Bilgin Balanlı, 24 Eylül 1948 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve ortaokul öğrenimini takiben 1965 yılında Hava Askeri Lise’sinden ve 1967 yılında Hava Harp Okulu’ndan mezun olarak Asteğmen rütbesiyle Hava Kuvvetleri saflarına katıldı.
Uçuş eğitimini tamamlamasını takiben 1968 yılında 9’ncu Ana Jet Üs 192’nci Filo Komutanlığına atanan General Balanlı 1975 yılına kadar bu birlikte av bombardıman ve keşif pilotluğu görevlerini icra ettti. 1975 yılında atandığı 1’nci Ana Jet Üs 112’nci filo Komutanlığında ise av pilotluğu görevini 1977 yılına kadar sürdürdü ve bu tarihte Hava Harp Akademisi’ne girdi. 1979 yılında Hava Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olan General Balanlı, bu tarihte 7’nci Ana Jet Üs Harekat Subaylığı, 173’ncü Filo Harekat Subaylığı ve 173’ncü Filo Komutanlığı görevlerini yerine getirdikten sonra, 1985 yılında Hava Harp Okulu’ndaki görevini takiben 1989 yılında atandığı Moskova Askeri Hava Ateşeliği görevini l992 yılına kadar sürdürdü ve aynı yıl 1’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’na atandı. Bu birlikte 1992-1993 yılları arasında Değerlendirme Denetleme Başkanlığı, 1993-1994 yılları arasında ise Harekat Komutanlığı görevlerinde bulundu ve l994 yılında Tuğgeneralliğe terfi ettirilerek Hava Kuvvetleri Komuta Kontrol Daire Başkanlığı görevine getirildi.
Bu görevi takiben 1996-1998 yılları arasında 9’ncu Ana Jet Üs Komutanlığı görevinde bulundu ve l998 yılında Tümgeneralliğe terfi ettirilerek 2’nci Taktik Hava Kuvvet Komutan Yardımcılığı görevine atandı. Bir yıl bu görevi sürdürdükten sonra 1999-2002 tarihleri arasında Hava Harp Okulu Komutanı olarak görev yaptı.
Balanlı, 30 Ağustos 2009 tarihinden geçerli olarak Orgeneralliğe terfi etti ve Genelkurmay İkinci Başkan Yardımcılığı görevine atandı.
İlker başbuğ anıtkabir’de
Mayıs 3, 2010 by admin
Filed under Genel Haberler
Başbuğ, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Harp Okulu’ndan 1962 yılında birlikte mezun olduğu silah arkadaşlarıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Aslanlı yoldan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine giden Orgeneral Başbuğ ve beraberindekiler, mozoleye çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu. Daha sonra Başbuğ ve beraberindeki silah arkadaşları eşleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Misak-ı Milli Kulesine geçen Başbuğ, burada Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:
”Ordularımızın şerefli Başkomutanı Yüce Atatürk.
Mazisi şan ve şerefle dolu, yüzyıllardır orduya can veren, kartal yuvası Kara Harp Okuluna bundan 50 yıl önce birlikte ilk adımımızı attığımızda huzurunuzda bulunmanın heyecanını yaşıyorduk. Hedef olarak gösterdiğin yolda ilerleyebilmek için bilim ve akıl üzerine kurduğun Atatürkçü düşünce ilkelerinden güç ve ilham alıyor, insanlığa ışık ve hayat kaynağı olmaya devam eden düşüncelerinle aydınlattığın bu yolda kararlılıkla ilerlemeyi şeref sayıyoruz.
Gücünün kaynağını halkın kendisine duyduğu
sevgi, saygı ve güvenden alan Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları olarak, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti’nin her türlü zorluğu ve güçlüğü yenebilecek güçte olduğuna inanıyoruz.
Askerlik mesleğine adım attığımız ilk günkü coşku ve başarma azmiyle ulusumuza hizmet etmek için bundan sonra da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Minnet ve şükran duyguları içerisinde huzurunda saygıyla eğiliyoruz. Ruhun Şad olsun.”
Bedelli askerlik çıkarılacakmı?
Nisan 20, 2010 by admin
Filed under Genel Haberler
Bazı AKP’li milletvekilleri Bakan Gönül’den bedelli askerliğin çıkarılmasını istedi.
Milliyet’in haberine göre; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bedelli askerlik konusuyla ilgili olarak sürpriz çıkışının ardından dün de Ak Parti grup toplantısında milletvekilleri Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’den bedelli askerliğin çıkarılmasını istedi. Taleplere kapıyı kapatmayan Gönül, “Söz Başbakan’da. O ne derse onu yaparız” yanıtını verdi. Erdoğan’ın önceki günkü bedelli askerlik taleplerinin yoğunluğuna ilişkin sorular üzerine, “Bakanımla ve Genelkurmay Başkanı ile konuyu tekrar müzakare edeceğim” demişti.
Basına “no comment”
Dün yapılan Ak Parti grup toplantısında milletvekilleri ve gazeteciler Gönül’e bedelli askerliği sordu. Bazı milletvekilleri Gönül’den bedelli askerlik uygulamasının yapılmasını istedi. Gönül de “Söz Başbakan’da. O ne derse onu yaparız” dedi.
Milliyet’in sorusu üzerine, Başbakan’ın bedelli askerlik konusuyla ilgili sözlerine yorum yapmak istemeyen Gönül, gülerek, “Görüşümü vermeyeceğim. Ben de Başbakan’ın sözlerini dinledim. Sayın Başbakan’ın konuştuğu yerde bizim konuşmamız olur mu? Yorum yok. No comment. Benimle görüşünce düşüncelerimi ona söylerim” diye konuştu.
Erdoğan önceki gün, bedelli askerliğe ilişkin çok sayıda mail geldiğini böyleyen gazetecilere, “Gelen mailleri bir klasöre koysanız da bunu Silahlı Kuvvetler’e gönderseniz çok iyi olur. Ve Milli Savunma Bakanlığımıza. Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımız ile bu konuyu tekrar müzakere ederiz” demişti.
‘Bedelliyi izah edemeyiz’
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, 29 Nisan 2009′da düzenlediği toplantıda bedelli askerlik konusunda şunları söylemişti: “Eğer, o sene askere giden yükümlü talebi, müracaat eden personel talebi bizim ihtiyacımızdan fazla olursa uygulanabilir. Silahlı Kuvvetler’in ihtiyacını karşılayamama durumunda, bizim TSK olarak bedelli askerlik uygulamasını düşünmemiz söz konusu değil.
Bir de bunun moral boyutu var. Türkiye terörle mücadele ediyor. Terörle mücadele devam ettiği zaman kimse bedelli askerliğe ‘evet’ diyemez. Biz bunu insanımıza nasıl anlatırız? Dokuz tane vatan evladı şehit oluyor, öbür tarafta 7500 dolar, 10 bin dolar ödeyerek diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı da askerlik yapmayacak. Bunu izah edemeyiz. Türkiye’de bu terör sorunu devam ettiği müddetçe bu olaya herkesin doğru bakması lazım. Bedelli askerlik uygulaması söz konusu değil. Türkiye’nin gündeminde değildir ve ileriki dönemde de gündemde olma ihtimali yoktur.”
Gelir sağlamak için kabul edildi
Tartışma konusu olan bedelli askerlik uygulaması son olarak Gölcük ve Düzce depremlerinin ardından 1999′da uygulanmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, deprem nedeniyle darboğazda olan Türkiye için kaynak yaratmak amacıyla hükümete bedelli askerlik yasasını önerdiklerini açıklamıştı.
Genelkurmay olarak bedelli askerlik yasasına aslında sıcak bakmadıklarını belirten Kıvrıkoğlu, “1987 ve 1992′de sıcak bakmadık. Biz ‘parası olana tezkere, olmayan askere’ anlayışına karşıyız. Ama bugün ülke darboğazdan geçiyor. Buradaki amacımız bu darboğazdan geçerken ülkemiz için kaynak yaratmaktır” diye konuşmuştu.
Köşkte üçlü zirve
Şubat 25, 2010 by admin
Filed under Politika Haberleri
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile ayrı ayrı yapacağı haftalık olağan görüşmelerini, Balyoz operasyonu sonrasında doğan gerginlik üzerine bugün “Üçlü zirve”ye dönüştürdü. Başbakan Erdoğan ve Org. Başbuğ’un Köşk’e ellerindeki ‘Bond’ çantalarla gelmeleri dikkat çekti.
Read more






